Kenar Notları Bir Kitabın İkinci Hayatı
Bir kitabı yeniden açınca, önce cümleleri değil kendi eski el yazımı görüyorum. Kurşun kalemle çizilmiş bir satır, kenara iliştirilmiş bir soru ya da aceleyle konmuş bir ünlem, o gün metinde ne aradığımı hatırlatıyor. Kenar notları bana göre kitabın dışında değil; okumanın zaman içindeki ikinci hayatı.
İşaretin Hatırlattığı Şey
Bir cümlenin altını çizdiğimde çoğu zaman onu sonsuza dek onaylamış olmuyorum. Bazen sadece duraksadığımı, bazen de o fikre itiraz etmek istediğimi kayda geçiriyorum. Aradan zaman geçince çizginin yanına düşülen küçük bir soru işareti, kitabın kendisinden çok o günkü tereddüdü anlatabiliyor.
Eski Okurla Karşılaşmak
Yeniden okumada insan, metnin yanı sıra önceki okuruyla da karşılaşıyor. Bir zamanlar önemli bulduğum bir cümle şimdi sıradan gelebilir; gözden kaçırdığım bir ayrıntıysa sayfanın ortasına yerleşebilir. Bu değişimi bir tutarsızlık gibi değil, okumanın doğal payı gibi görüyorum.
Her Sayfayı İşaretlememek
Yine de her etkileyici cümleyi çizmek, kitabın sesini bir süre sonra gürültüye çevirebilir. Bazen sayfayı kapatıp akılda kalmasına izin vermek daha iyi bir nottur. Bir kitabı yeniden açtığınızda, eski işaretlerin yanına yeni bir tarih ekleyin; değişen şeyin yalnızca metin olmadığını fark edebilirsiniz.
